| |
NAMAZ
Zaman zaman yaptığım gibi, bugün de “gündemin dışı”na çıkmak, daha doğrusu “gerçek gündemimiz”e girmek istiyorum... Bugün, “Balyoz” adlı “darbe girişimi”ni de, 2003 tarihli “Çarşaf” ve “Sakal” kod adlı “eylem plânları”yla “Fatih ve Beyazıt camilerinin bombalanması”nın düşünüldüğünü de teğet geçmek istiyorum... Bugün, “örtülü ödenek paraları”yla, “Başbakan” ve “bakan”ların dinlenmesi için “telekulak cihazları” alındığını da görmezden geleceğim... Bugün “Ağca muamması”na da değinmek istemiyorum, Susurluk, Danıştay, Ergenekon ve PKK bilmecelerine de... Bugün, “eksen kayması” iddialarına cevap veren Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Ne yani; Hıristiyan diye Haiti’ye yardım etmeyelim mi?” sözlerine de şöyle bir değinip geçeceğim...
Kısacası, bugün; “Türkiye’yi sarsan” olaylardan değil, “bizi sarsması” gereken bir konudan bahsetmek istiyorum.
O konu, “namaz”dır!..
NAMAZ YOKSA, İNSAN DA YOK!
Hani, “imandan sonra en büyük hakikat” var ya, işte o!..
Hani, “Kişinin Rabbiyle buluşması ve O’na en yakın olduğu an” var ya, işte o!..
Hani, “Kur’an-ı Kerim’de 70 defa emredilen ibadet” var ya, işte o!..
Hani Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed (sav)’in, “dinin direği, gözümüzün nuru, mü’minin miracı” dediği “namaz” var ya, işte o!..
Evet, bugün, Allah (c.c.)’ın evi Kâbe’de yapılan “tavaf”ı bile kesen, “en vazgeçilmez ibadet” olan ama hep “vazgeçilen”, hep “ertelenen”, hep “ıskalanan” ve hep “kaza”ya bırakılan “namaz”dan söz etmek istiyorum...
Diğer söyleyeceklerime geçmeden önce, “bir tek söz” söylemek istiyorum;
“Namaz yoksa, insan da yok!”
Çünkü namaz, “tüm programlarımızın anası, direği ve varlık sebebi”dir!..
“İnsanın varlık sebebi” de “namaz”dır!..
Namaz, “Yaradılışın sebebi ve gayesi”dir!..
Tüm “Müslümanım” diyenler bilir ki;
Bedir Savaşı esnasında bile vazgeçilmedi “namaz”dan... Askerler, “birer rekât bile olsa” kıldılar namazlarını!..
Namaz, “o kadar vazgeçilmez” ki;
Hz. Ömer (r.a.) yarasından kanlar akarken bile ihmal etmedi namazını... Ve Hz. Ali (r.a.)... Topuğuna saplanmış “ok”un çıkarılması için “namaz”a durdu!..
DEĞİŞMEYEN TEK GÜNDEM, NAMAZ
Hani, “Allahüekber” deyip, iki elimizi kulak memelerine getiririz ya; malûm, bu hareketin anlamı, “dünyayı geride bıraktığını” ve sadece “Allah’la baş başa” olduğunu ilân etmektir!..
İşte ben de, bugün “Allahüekber” deyip, bütün “dünya”yı, bütün “dünya meseleleri”ni geride bırakıp, “namaz”ı yazmaya durdum...
Aslında, gecikmiş bir yazı...
Evet, “kaza”ya bırakılmış bir yazı.
Bu yazıyı, taa 5 yıl önce, yani “Namaz Gönüllüleri Platformu” kurulup, “panel”ler düzenlendiği, “konferans”lar verildiği, “radyo ve TV programları” yapılmaya başlandığı günlerde yazmaya niyet etmiştim.
Çünkü; amacı insanlara sadece namaz kılmanın güzelliği ve bilincini vermek olan bu platform; son beş yıldır konferanslar ve toplantılar düzenleyerek insanlara Allah’ın bu güzel buyruğunu hatırlattı. Çünkü onlar; “namaz için namaz hareketi” olarak bir araya gelen, namazın içsel boyutu kadar sosyal boyutunu da insanlara tanıtan, ortak amaçları namaz sevgisi olan bir platform.... Sadece yurt içinde değil Kıbrıs ve Almanya gibi yerlerden de platformun gelerek kendilerine konferans vermelerini istiyorlar.
O kadar ki; böylesine yoğun bir ilgi ve destekten dahi şaşırmış durumda.
Şöyle bir tespitte bulunuyorlar:
“Temiz topluma giden ilk adım namazın bilincine varmaktan geçer.”
Gelin, görün ki;
“Sürekli değişen gündemler”le boğuşmaktan, “değişmeyen tek gündemimiz”e eğilmeye fırsat bulamadım.
Bu yazıyı yazmama vesile olduğu için; sayıları düzineleri bulan “Namaz Gönüllüleri Platformu”nun çok değerli mensuplarına, özellikle de; 2000 yılında yazdığı “Ömür Boyu Aşk” ve 2002’de yazdığı “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?” adlı kitaplarıyla gündeme oturan Cemil Tokpınar kardeşime teşekkür ediyor; bıkmadan, usanmadan, yılmadan ve Türkiye’nin her yanını karış karış dolaşıp, “Namaz!.. İllâ da Namaz” demeye devam ettikleri için kendilerini tebrik ediyorum...
Allah (c.c.) kendilerinden razı olsun!..
Kayıt Tarihi: 12-04-2010Saat:09:05:27
|